Canavarlar da Sever ;)
Kuytuları, karanlığı, kutuları sever canavarlar… Çıtırtı, tıkırtı, hışırtı taklidi seslerle sessiz ve dağınık ortamlarda konuşlanırlar. Algı durumuna bağlı değişkenlik gösteren renkleri, iskeletsiz, omurgasız vücutlarıyla zemine uyum sağlarlar. İlluzyon deriz. Yok deriz. Kırılırlar. Aksine varlıkları, inkar edenler içün daha bi ispatlanası saplantı yaratır ki… Gayet inandırıcı, ikna kabiliyeti yüksek göz akları ile karşınıza çıkarlar. “Böööö” lafıyla zedelenen imajlarını tazelemek, tek amaçlarıdır. Oysa genelde yanlış anlaşılırlar.
Muhayyilenizde canlandırdığınız şemaline pek yakın değil… Ve fakat bazı durumlarda canavarlar bile daha sempatik gelebilir insan olana. Kuvvetle muhtemeldir ki; insan sıfatına bürünmüş, fakat insanlıktan nasibini almamış nev’i cinsine mahsus mahlukattan daha fena bir yaratık olamaz şu dünyada… Asıl fecaat odur ki; bu türün sıfatına bakıp yanılmamak da imkan dahilinde değildir.
Yumuşak dokulu, el yordamıyla keşfedilmeyi bekleyen kutu canavarlarım ilk kez ışığa çıktıklarından sebep az biraz korktular… Korkmayın sevin. Ağızları olmadığından ısıramazlar. Şehla gözleri ile pek çok insandan daha sevimli oldukları da aşikar.
“Canavarlar da sever hor görme” muhteviyatlı, son pastörize çizimim… Afiyetle tüketin efendim.









