“Twitter Kavgaları”

Malumunuz, sosyal medyanın kavgası eksik olmaz… Seyri pek keyiflidir. Teşbihte kusur yok ise; ozan atışmasından farksızdır havada uçuşan twitler. Yanında mısır, cips ve bol miktarda likit iyi gider. “Kim kime ne dedi” cehaletine mahkum olmamak içün; hızlı takip, bolca boş vakit icab eder. Ucundan kıyısından, arada sırada’cılardansanız; fransızca twitlerinizle başbaşa kalmanız kuvvetle muhtemel.

Aktüel Dergisi 2010 – 2011 özel sayısında Nihan Bora’nın hazırlamış olduğu “Twitter Kavgaları” yazısı içün yaptığım çizim… Buyurun, afiyetle tüketin efendim.

Bu keyifli yazının şok şok flaş flaş muhteviyatını merak edenler, ısrarla bayilerinden isteyebilirler.

Not : Sevgili Nihan Bora’ya teşekkürlerimle…

Etiketler: , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

İnek İçti!

Akşam geceye döner. Gece sabaha… Zaman geçer. Mevsim geçer… Bir yıl daha biter. Sonra bir yıl daha… Ömür geçer.

Vaktimden çaldım. Çaldığımı kendime sattım. Bozdurup bozdurup harcadım. Harcadığım zamana acırken yeni günler biriktirdim. Biriktirdiklerimi inek içti. Dağa kaçan ineği kovalamaya üşendim. Hasılı; “kül olacak zaar, ne işim var dağ başında” dedim. Bekledim. İnci boncuk arandım eşeleyip içini küllerin. “Tekerlemenin başına dön” dedi adam. Dedim “çok uzak”. “Az git uz git dere tepe düz git, yollar yürümekle aşınır mı ola” dedi Süleyman. Binaenaleyh “pekala” dedim. Şapkadan azık niyetine tavşan istifledim. Başa döndüm. Tezgahtan boncuk beğendim. Dedim “kime kime?”. Dedi “parası olana”… Oh ne ala deyip; tavşanları kara kediye emanet ettim. Ağaca çıkma diye tembihledim. Hatırımda kalanla tekerlemeden, ineği bekledim. İnek içti suyu. Dağa doğru yola koyuldu. Süt ile pelerinimi takas ettim. Yolundan çeviremedim.

Başa döndük dönmesine. Ve fakat tekerlemeyi değiştiremedim. Başı belli sonu belli. Köprünün altından kaç metreküp su geçti. Lakin değişir mi akıbeti? Akar yolunu bulur. Köprünün hükmü mü olur… Abin geldiyse; sana geldi. Süleyman’ın aklına uyup inci boncuk peşine düş diye kim dedi? Komşu razı, inek razı. Kaderi çizmek sana mı kaldı?

Baştan yazılmış sonu. Yandı bitti kül oldu…

Not: Evet evet o ikisi aynı çizim.

Etiketler: , , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Canavarlar da Sever ;)

Kuytuları, karanlığı, kutuları sever canavarlar… Çıtırtı, tıkırtı, hışırtı taklidi seslerle sessiz ve dağınık ortamlarda konuşlanırlar. Algı durumuna bağlı değişkenlik gösteren renkleri, iskeletsiz, omurgasız vücutlarıyla zemine uyum sağlarlar. İlluzyon deriz. Yok deriz. Kırılırlar. Aksine varlıkları, inkar edenler içün daha bi ispatlanası saplantı yaratır ki… Gayet inandırıcı, ikna kabiliyeti yüksek göz akları ile karşınıza çıkarlar. “Böööö” lafıyla zedelenen imajlarını tazelemek, tek amaçlarıdır. Oysa genelde yanlış anlaşılırlar.

Muhayyilenizde canlandırdığınız şemaline pek yakın değil… Ve fakat bazı durumlarda canavarlar bile daha sempatik gelebilir insan olana. Kuvvetle muhtemeldir ki; insan sıfatına bürünmüş, fakat insanlıktan nasibini almamış nev’i cinsine mahsus mahlukattan daha fena bir yaratık olamaz şu dünyada… Asıl fecaat odur ki; bu türün sıfatına bakıp yanılmamak da imkan dahilinde değildir.

Yumuşak dokulu, el yordamıyla keşfedilmeyi bekleyen kutu canavarlarım ilk kez ışığa çıktıklarından sebep az biraz korktular… Korkmayın sevin. Ağızları olmadığından ısıramazlar. Şehla gözleri ile pek çok insandan daha sevimli oldukları da aşikar.

“Canavarlar da sever hor görme” muhteviyatlı, son pastörize çizimim… Afiyetle tüketin efendim.

Etiketler: , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
 Page 5 of 85  « First  ... « 3  4  5  6  7 » ...  Last »